Arka Sıradakiler Fan,Arka Sıradakiler Forum,Arka Sıradakiler



 
AnasayfaPortalSSSGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:11 pm

ADALE CEKILMESI



Adale çekilmesi veya incinmesi, bir kasın üzerine çok fazla yük
bindirmenin sonucudur. Hafif bir adale çekilmesi o bölgeyi fazla
germekten veya aşırı çalıştırmaktan meydana gelir. Güç kaybı yoktur
fakat acı duyulur.

Belirtiler

- Zedelenme meydana geldiği zaman lokalize ağrı, bunu izleyen hassasiyet ve bazı durumlarda şişme

- Zedelenmenin meydana gelmesinden hemen sonraki 24 saat içinde tutulma (sertleşme) veya hassasiyet

- Eğer kasın hiçbir fonksiyonu yokmuş gibi görünüyorsa, kopmuş olabilir.

Bir kasın liflerinden bazıları gerçekten yırtılır ve adalenin kasılıp
iç kanama yapmasına neden olursa daha ciddi bir durum ortaya çıkar.
Ender durumlarda bütün kas kopup ayrılabilir, ya kısmi olarak veya daha
seyrek görülen şekliyle, tamamen kopabilir.

Adale incinmelerinin en sık görülenlerinden biri uyluk kemiğinin arka
tarafındaki bir grup adale üzerinde olur. Bu kaslar dizinizi kapatıp
açabilmenizi sağlar; koştuğunuz zaman bu kaslarda çekilme meydana
gelebilir.

Uyluk kemiğinin arka tarafında bir adale ağrısı veya zayıflığı bu
adalelerinizi incittiğinizi gösterebilir. İncinmenin çok yaygın ikinci
bir çeşidi de kasık çekmesi veya gerilmesi denen olaydır. Kasık çekmesi
olayında belirli bir kas zedelenmiş değildir; daha çok, kasıktaki
ten-don ve kaslar (karın, bacak ve pelvis bölgeleri dahil) gerilmiş
veya yırtılmış olabilir. Kasık gölgesindeki ağrı veya adale spazmları
tekrarlanan aşırı kullanımdan veya tek bir olaydan kaynaklanabilir.

Teşhis

Zedelenen alandaki rahatsızlık (hassasiyet, kramplar ve şişme ) teşhis
için önemlidir. Sorunun, kemikte bir yaralanmadan kaynaklanıp
kaynaklanmadığını anlamak için radyografi gerekebilir.

Adale çekilmesi, tedavi ve nekahat devresinde uygun bir bakımla, hızla ve tamamen iyileşir.

Bununla birlikte, ağrınız birkaç günden daha fazla sürmüşse ve kas
yırtılması ya da bir kırıktan kuşkulanıyorsanız, doktorunuza başvurun.
Zedelenmeyi onarmak için bir ameliyat gerekebilir.

Tedavi

Zedelenmeden sonraki ilk 24 saatte, arızalı bölgeye buz veya soğuk
kompres uygulayın. Ondan sonra termofor veya sıcak banyo kullanın.
Bazen, özellikle eğer şişme çok fazlaysa kas zedelenmesi düzelene kadar
soğuk kompres kullanılabilir. Zedelenen kası yüksekte tutmak ve elastik
bandaj kullanmak şişmeyi önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilir.

Fakat fazla sıkı bağlamamalısınız. Zedelenen kası, ağrılı olduğu sürece
kullanmamaya çalışın. Bu süre genellikle birkaç günden fazla değildir.

İlaç

Küçük adale çekilmeleri için, ağrıyı azaltmak amacıyla aspirin veya
diğer ağrı kesici ilaçlar alınabilir. Orta veya ağır adale incinmeleri
için ilaç almadan doktorunuza danışın çünkü kendisi size şişmeyi
azaltmak için bir antienflamatuar ilaç, bir kas gevşetici veya ağrı
kesiciyi zedelenmenin durumuna bağlı olarak verecektir.

Ameliyat

Eğer kasta yırtılma varsa, ameliyat en iyi seçenektir.

Önleme

Adale çekilmelerinden kaçınmanın en iyi yolu, egzersiz öncesi uygun
ısınma hareketleri yapmaktır. Tekrarlayan adale çekilmelerini önlemek
için, zayıf kasın güçlendirilmesini amaçlayan bir egzersiz programı da
bazen yararlı olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:11 pm

ADALE KRAMPLARI


Kramp aslında bir doku spazmıdır. Burada doku kasılır ve ani ve
şiddetli ağrıya yol açar. Özellikle yaygın bir kramp çeşidi uyku
sırasında baldır adalelerinde meydana gelir. Fakat fazla yüklenme,
incinme, adale zorlanması (gerilmesi) veya uzun süre aynı pozisyonda
kalmak adale kramplarına yol açabilir. Bunlar sıklıkla, sıcak havada
oynanan spor karşılaşmalarında aşırı yorulan ve susuz kalan sporcularda
görülür.

Belirtiler

- Ani ve keskin adale ağrısı, çoğunlukla bacaklarda

- Cildin altında çarpılmış bir adale dokusu yumrusu görülmesi

Belirli aktiviteler karakteristik olarak profesyonel kramplar denilen
kramplara yol açar. Yazar krampı klasik örnektir -yazan elin
başparmağı, işaret ve orta parmakları uzun süre sıkıcı kalem tutma
sonucu kramp duygusu yaşar. Geçmişte saatçi ve terzi krampları çok
görülürdü.

Hemen herkes şu veya bu zamanda adale krampı geçirir yine de çoğu
kimseler için bunlar sadece ara sıra karşılaştıkları önemsiz bir
rahatsızlık nedenidir. Fakat diğerleri için adale krampları, özellikle
geceleri, rahatsız edici bir problemdir. Eğer uykunuzu bölen sık ve
şiddetli kramplarınız varsa doktorunuza danışın.

Krampların belirgin bir tipi olan bacakta dolaşım bozukluğu nedeniyle
zaman zaman topallayarak yürüme (intermitent klodikasyon) harekete
bağlı olup baldırlara yeterli kan gitmemesine bağlıdır. Bacaklarda
harekete bağlı krampların bir diğer çeşidi omurgada sinir sıkışması ile
bağlantılıdır. Eğer hareket sonucu bacaklarda kramp olayı sürekli
tekrarlanıyorsa doktorunuza gidin, Diüretik (idrar söktürücü) kullanımı
ve aşırı terleme nedeniyle potasyum kaybı genellikle adale kramplarının
nedeni olarak belirtilir fakat sık rastlanan bir neden değildir.

Tedavi

Kramp meydana geldiğinde etkilenen adaleyi germeye çalışın. Yumuşak bir
tavırla düzeltin. Çünkü kasılan adaleyi germek genellikle derhal
rahatlamayı sağlayacaktır. Etkilenen kasa kompres ve masaj yapmayı
deneyin. Sıcak banyoya daldırmak veya sıcak kompres koymak da
rahatlatabilir.

Soğuk kompres de adale spazmını azaltabilir veya gergin bir adaleyi
gevşetebilir. Bazen, kramp giren adalelerin karşısındaki adaleleri
istemli olarak kasmak ağrının şiddetini azaltabilir. örneğin, eğer
bacağınıza kramp girdiyse ayağınızın ucunu dizinize doğru büküp ağrı
azalana kadar orada tutun.

Koruma

Susuz kalmaktan sakının. Fiziki çalışmalardan önce ve sonra açılma egzersizleri yapın ve kaslarınızı haddinden fazla yormayın
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:11 pm

ADDISON HASTALIGI


Böbreküstü bezi yetmezliği böbreküstü bezlerinin işlevlerinde
yavaşlamayı anlatan bir terimdir. Bu durumda aldosteron, kortizol,
cinsel hormonlar, adrenalin ve noradrenalin gibi hormonların üretimi
yetersiz kalır. Bazen bu hormonlardan bazısındaki eksiklikle
bazısındaki artış birlikte görülür, ama bu tür olgulara çok ender
rastlanır. Çeşitli böbreküstü bezi hormonlarının ana maddesi
kolesteroldür. Bu ana madde bir dizi kimyasal tepkime sonucunda hormona
dönüşür. Kimyasal tepkimeler için gerekli enzimlerden birinin
eksikliği, bütün üretim zincirinin durmasına ve son ürünün, yani
hormonun yapılamamasına yol açar.

Olguların büyük bölümünde hastalık böbreküstü bezi kabuğunun her üç
katmanına da yerleştiğinden böbreküstü bezi yetmezliği genel bir hormon
eksikliği olarak ortaya çıkar.

NEDENLERİ

Olguların yüzde 70-80 ine Koch basilinin etken olduğu böbreküstü bezi
veremi yol açar. Hastalık belirtilerinin görülebildiği ilerlemiş
olgularda böbreküstü bezleri belli bir biçimden yoksun, san-gri renkli
ve peynirimsi yapıda iki torbacık halini almıştır. Hastalık
belirtilerinin ortaya çıkması için veremin yol açtığı doku yıkımına
bağlı bu yapı bozulmalarının böbreküstü bezlerinin yüzde 90 ma
yayılması gerekir. Bundan da anlaşılacağı gibi böbreküstü bezlerinin
yedek üretim kapasitesi çok geniştir. Bez dokusunun yaklaşık yüzde l0u
sağlam kaldığı sürece yetmezlik belirtileri yalnız vücudun yüksek
düzeyde hormona gereksinim duyduğu anlarda ortaya çıkar. Bu gibi
durumlarda böbreküstü bezleri organizmanın birden artan hormon
gereksinimini karşılayamaz.

Böbreküstü bezlerinde verem akciğerlerdeki enfeksiyonu izleyen ikincil
bir odak olarak belirir. Veremin yanı sıra kronik enfeksiyon
hastalıkları, frengi, böbreküstü bezi tümörleri, bu doku hücrelerini
yaygın yıkıma uğratan kloroform ve salvarsan gibi zehirli maddeler ve
böbreküstü bezlerini besleyen damarların tıkanması da böbreküstü bezi
yetmezliğine yol açabilir.

Bazen sorun başka nedenlerden de kaynaklanabilir. Bu durumlarda
hastalığın kökeni vücudun daha yukarısında yer alan merkezlerdir.
Örneğin, etken beynin hipotalamus bölgesinde üretilen ve hipofiz bezini
adrenokortikotrop hormon (ACTH) salgılamaya iten serbestleştirici
faktör eksikliği olabilir. Hipofizin ACTH salgılayamaması böbreküstü
bezlerinde doku gerilemesine yol açar ve böbreküstü bezi yetmezliğiyle
sonuçlanır.

BELİRTİLERİ

Addison hastalığı ya da hipoadrenalizm adıyla bilinen böbreküstü bezi
yetmezliğinin ilk belirtisi aşırı yorgunluktur. Hasta bitkinlik duyar
ve ilerlemiş olgularda yataktan kalkıp yürüyecek gücü kendinde bulamaz.
Gittikçe zayıflar. Tansiyonu sürekli düşük kalır. Hastalığın bütün
bunlardan daha tipik belirtisi ise deri renginin koyulaşmasıdır
(melanodermi). Deri özellikle yüz, el ve kollarda koyu, bronz bir renk
alır. Elin üstündeki deri koyulaşarak pembemsi avuç içiyle belirgin bir
karşıtlık oluşturur. Meme başları ve varsa yara izleri siyaha çalan
koyu kahverengiye döner. Dişetleri, yanaklar ve üreme organların-da
koyu renkli lekeler belirir. Erkeklerde cinsel güçsüzlük, kadınlarda
adet düzensizlikleriyle birlikte özellikle koltukaltı ve dış üreme
organları çevresinde kil dökülmesi hastalığın öbür belirtileridir.

Şimdi bu hastalıkta eksikliği duyulan hormonların yukarıda sıralanan
belirtilere nasıl yol açtığına bakalım. Yorgunluk ve düşük tansiyon
birbiriyle yakından ilgilidir. Her ikisi de su ve sodyumun böbrekler
yoluyla dışarı atılmasını denetleyen aldosteron hormonunun
eksikliğinden kaynaklanır. Aldosteron eksikliği nedeniyle su ve
sodyumun boşaltım sisteminden dışarı atılması denetlenemeyen su
kaybına, dolayısıyla da dolaşımdaki kan miktarının azalmasına ve
tansiyonun düşmesine yol açar. Kilo kaybı bu bozukluğa ek olarak
kortizol eksikliğiyle de ilgilidir. Kortizolun başlıca görevi
proteinleri şekere dönüştürerek hücrelere enerji sağlamaktır. Addison
hastalarında kortizol eksikliği nedeniyle kan şekeri normal düzeyin
altına düşer. Bu durum bütün organizmayı olumsuz etkiler; hastanın
yorgunluk duymasına da yol açar.

Deri renginin koyulaşması böbreküstü bezlerinin dışında gelişen bir
belirtidir. Bu bezlerdeki işlev yetersizliği nedeniyle kanda kortizol
miktarının azalması ön hipofizin sürekli uyarılarak aşırı ACTH
salgılamasına yol açar. Aynı süreçte hipofizin orta lobu da
etkilenerek, fizyolojik denge durumunda çok az önem taşıyan melanosit
uyarıcı hormonu (MSH) salgılar. Bu hormon deri hücrelerindeki melanin
adlı koyu renkli pigmentin artmasına ve deri renginin koyulaşmasına
neden olur. Cinsel organlarla ilgili bozukluklar ve kıl dökülmeleri ise
böbreküstü bezlerince salgılanan cinsel hormonların eksikliğinden
kaynaklanır.

AKUT BÖBREKÜSTÜ BEZİ KABUK BÖLGESİ YETMEZLİĞİ

Akut hipokortikoadrenalizm adıyla da bilinen bu çok şiddetli hastalık
neyse ki çok ender görülür. Ağır enfeksiyon hastalıkları sırasında
böbreküstü bezini besleyen bir damarın çatlaması sonucunda gelişebilir.
Neredeyse yalnızca çocuklarda ve yaşlılarda görülen bu biçime
Waterhouse-Friederichsen sendromu adı verilir. Bir başka olasılık
kronik böbreküstü bezi kabuk bölgesi yetmezliği sırasında duyulan aşırı
hormon gereksinimiyle sıra dışı olarak hastalığın akut biçime
dönüşmesidir. Hastalığın bunların hepsinden yeni bir nedeni ise tedavi
amacıyla kullanılan kortizonun birden kesilmesidir. Kortizon tedavisi
sırasında kanda yeterli miktarda kortizon bulunduğu için hipofiz bezi
böbreküstü bezlerini uyarmaz. Böylece böbreküstü bezleri geçici bir
"dinlenme" evresine girer ve dinlenme durumundan çıkıp normal işleyişe
dönmeleri için belli bir süre gerekir. Dışarıdan verilen kortizon
birden kesilince böbreküstü bezleri vücudun kortizon gereksinimini
karşılayamaz ve akut böbreküstü bezi kabuk bölgesi yetmezliği gelişir.

Belirtileri ve tedavisi

Hastalığın belirtileri kalp, akciğer, beyin ve sindirim sistemiyle
ilgilidir. Mide bulantısı, kusma, kan şekeri ve basıncında önemli
ölçüde düşme, su ve tuz dengesinde aşırı bozukluklar görülür. Günümüzde
akut böbreküstü bezi kabuk bölgesi yetmezliği eksik hormonların
dışarıdan verilmesiyle ürkütücü bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Hormon
tedavisi hastaların normal bir yaşam sürdürmesine olanak vermektedir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:12 pm

ADDISON HASTALIGI


Böbreküstü bezi yetmezliği böbreküstü bezlerinin işlevlerinde
yavaşlamayı anlatan bir terimdir. Bu durumda aldosteron, kortizol,
cinsel hormonlar, adrenalin ve noradrenalin gibi hormonların üretimi
yetersiz kalır. Bazen bu hormonlardan bazısındaki eksiklikle
bazısındaki artış birlikte görülür, ama bu tür olgulara çok ender
rastlanır. Çeşitli böbreküstü bezi hormonlarının ana maddesi
kolesteroldür. Bu ana madde bir dizi kimyasal tepkime sonucunda hormona
dönüşür. Kimyasal tepkimeler için gerekli enzimlerden birinin
eksikliği, bütün üretim zincirinin durmasına ve son ürünün, yani
hormonun yapılamamasına yol açar.

Olguların büyük bölümünde hastalık böbreküstü bezi kabuğunun her üç
katmanına da yerleştiğinden böbreküstü bezi yetmezliği genel bir hormon
eksikliği olarak ortaya çıkar.

NEDENLERİ

Olguların yüzde 70-80 ine Koch basilinin etken olduğu böbreküstü bezi
veremi yol açar. Hastalık belirtilerinin görülebildiği ilerlemiş
olgularda böbreküstü bezleri belli bir biçimden yoksun, san-gri renkli
ve peynirimsi yapıda iki torbacık halini almıştır. Hastalık
belirtilerinin ortaya çıkması için veremin yol açtığı doku yıkımına
bağlı bu yapı bozulmalarının böbreküstü bezlerinin yüzde 90 ma
yayılması gerekir. Bundan da anlaşılacağı gibi böbreküstü bezlerinin
yedek üretim kapasitesi çok geniştir. Bez dokusunun yaklaşık yüzde l0u
sağlam kaldığı sürece yetmezlik belirtileri yalnız vücudun yüksek
düzeyde hormona gereksinim duyduğu anlarda ortaya çıkar. Bu gibi
durumlarda böbreküstü bezleri organizmanın birden artan hormon
gereksinimini karşılayamaz.

Böbreküstü bezlerinde verem akciğerlerdeki enfeksiyonu izleyen ikincil
bir odak olarak belirir. Veremin yanı sıra kronik enfeksiyon
hastalıkları, frengi, böbreküstü bezi tümörleri, bu doku hücrelerini
yaygın yıkıma uğratan kloroform ve salvarsan gibi zehirli maddeler ve
böbreküstü bezlerini besleyen damarların tıkanması da böbreküstü bezi
yetmezliğine yol açabilir.

Bazen sorun başka nedenlerden de kaynaklanabilir. Bu durumlarda
hastalığın kökeni vücudun daha yukarısında yer alan merkezlerdir.
Örneğin, etken beynin hipotalamus bölgesinde üretilen ve hipofiz bezini
adrenokortikotrop hormon (ACTH) salgılamaya iten serbestleştirici
faktör eksikliği olabilir. Hipofizin ACTH salgılayamaması böbreküstü
bezlerinde doku gerilemesine yol açar ve böbreküstü bezi yetmezliğiyle
sonuçlanır.

BELİRTİLERİ

Addison hastalığı ya da hipoadrenalizm adıyla bilinen böbreküstü bezi
yetmezliğinin ilk belirtisi aşırı yorgunluktur. Hasta bitkinlik duyar
ve ilerlemiş olgularda yataktan kalkıp yürüyecek gücü kendinde bulamaz.
Gittikçe zayıflar. Tansiyonu sürekli düşük kalır. Hastalığın bütün
bunlardan daha tipik belirtisi ise deri renginin koyulaşmasıdır
(melanodermi). Deri özellikle yüz, el ve kollarda koyu, bronz bir renk
alır. Elin üstündeki deri koyulaşarak pembemsi avuç içiyle belirgin bir
karşıtlık oluşturur. Meme başları ve varsa yara izleri siyaha çalan
koyu kahverengiye döner. Dişetleri, yanaklar ve üreme organların-da
koyu renkli lekeler belirir. Erkeklerde cinsel güçsüzlük, kadınlarda
adet düzensizlikleriyle birlikte özellikle koltukaltı ve dış üreme
organları çevresinde kil dökülmesi hastalığın öbür belirtileridir.

Şimdi bu hastalıkta eksikliği duyulan hormonların yukarıda sıralanan
belirtilere nasıl yol açtığına bakalım. Yorgunluk ve düşük tansiyon
birbiriyle yakından ilgilidir. Her ikisi de su ve sodyumun böbrekler
yoluyla dışarı atılmasını denetleyen aldosteron hormonunun
eksikliğinden kaynaklanır. Aldosteron eksikliği nedeniyle su ve
sodyumun boşaltım sisteminden dışarı atılması denetlenemeyen su
kaybına, dolayısıyla da dolaşımdaki kan miktarının azalmasına ve
tansiyonun düşmesine yol açar. Kilo kaybı bu bozukluğa ek olarak
kortizol eksikliğiyle de ilgilidir. Kortizolun başlıca görevi
proteinleri şekere dönüştürerek hücrelere enerji sağlamaktır. Addison
hastalarında kortizol eksikliği nedeniyle kan şekeri normal düzeyin
altına düşer. Bu durum bütün organizmayı olumsuz etkiler; hastanın
yorgunluk duymasına da yol açar.

Deri renginin koyulaşması böbreküstü bezlerinin dışında gelişen bir
belirtidir. Bu bezlerdeki işlev yetersizliği nedeniyle kanda kortizol
miktarının azalması ön hipofizin sürekli uyarılarak aşırı ACTH
salgılamasına yol açar. Aynı süreçte hipofizin orta lobu da
etkilenerek, fizyolojik denge durumunda çok az önem taşıyan melanosit
uyarıcı hormonu (MSH) salgılar. Bu hormon deri hücrelerindeki melanin
adlı koyu renkli pigmentin artmasına ve deri renginin koyulaşmasına
neden olur. Cinsel organlarla ilgili bozukluklar ve kıl dökülmeleri ise
böbreküstü bezlerince salgılanan cinsel hormonların eksikliğinden
kaynaklanır.

AKUT BÖBREKÜSTÜ BEZİ KABUK BÖLGESİ YETMEZLİĞİ

Akut hipokortikoadrenalizm adıyla da bilinen bu çok şiddetli hastalık
neyse ki çok ender görülür. Ağır enfeksiyon hastalıkları sırasında
böbreküstü bezini besleyen bir damarın çatlaması sonucunda gelişebilir.
Neredeyse yalnızca çocuklarda ve yaşlılarda görülen bu biçime
Waterhouse-Friederichsen sendromu adı verilir. Bir başka olasılık
kronik böbreküstü bezi kabuk bölgesi yetmezliği sırasında duyulan aşırı
hormon gereksinimiyle sıra dışı olarak hastalığın akut biçime
dönüşmesidir. Hastalığın bunların hepsinden yeni bir nedeni ise tedavi
amacıyla kullanılan kortizonun birden kesilmesidir. Kortizon tedavisi
sırasında kanda yeterli miktarda kortizon bulunduğu için hipofiz bezi
böbreküstü bezlerini uyarmaz. Böylece böbreküstü bezleri geçici bir
"dinlenme" evresine girer ve dinlenme durumundan çıkıp normal işleyişe
dönmeleri için belli bir süre gerekir. Dışarıdan verilen kortizon
birden kesilince böbreküstü bezleri vücudun kortizon gereksinimini
karşılayamaz ve akut böbreküstü bezi kabuk bölgesi yetmezliği gelişir.

Belirtileri ve tedavisi

Hastalığın belirtileri kalp, akciğer, beyin ve sindirim sistemiyle
ilgilidir. Mide bulantısı, kusma, kan şekeri ve basıncında önemli
ölçüde düşme, su ve tuz dengesinde aşırı bozukluklar görülür. Günümüzde
akut böbreküstü bezi kabuk bölgesi yetmezliği eksik hormonların
dışarıdan verilmesiyle ürkütücü bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Hormon
tedavisi hastaların normal bir yaşam sürdürmesine olanak vermektedir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:12 pm

AKCIGERDE SIVI TOPLANMASI (PULMONER ODEM)

Akciğerdeki toplardamarların içindeki basıncın aşırı bir şekilde
yükselerek aşırı miktarda kanın bu toplardamarları parçalayarak
alveoller (hava kesecikleri) içine girmesi sonucunda akciğer ödemi
(pulmoner ödem) meydana gelir. Pulnomer ödemin sebebi genel olarak çok
sık olan kalp krizleri, mitral ve aort kapağı hastalıkları ve nadir
olmakla birlikte yüksek irtifaya maruz kalmasıdır.

Acil Belirtiler

- Nefes darlığı (ciddi);

- Huzursuzluk ve endişe;

- Pembe ve köpüklü balgam:

- Terleme;

- Sararma (beniz sarılığı);

Pulmoner ödemde derhal hastaneye kaldırma ve tedavi gereklidir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:12 pm

AKUSTIK NORONOM (ISITME SINIRI URU)

İşitme sinini unu, çok ağın büyüyen selim
(kanser olmayan) bir tümör (ur)dür. 8inci kafatası sinini üzerinde
ekseriyetle kafatasından çıkıp iç kulağın kemik yapısına girdiği yerde
oluşur. Bu tümöre bazen açı tümörü de denir. Çünkü bulunduğu yen beyin
parçalarının (cerebellum ve pons) bir açı oluşturdukları yendir.

Belirtiler

- Hafif baş dönmesi

- Kulak çınlaması

- işitme kaybı.

Teşhis

Eğer hafif baş dönmesi, dengesizlik hissederseniz, kulakta çınlama veya
kulakta seslen duyarsanız ve gitgide işitme kaybı başlarsa bu durum
işitme sinini unu olabilir. Hafif baş dönmesi Menier Sendromundaki gibi
tek başına görülen bin belirti değildir. Doktorunuz bin işitme gücünü
ölçme testi (Odiometri) ve sinirlenle ilgili inceleme yapacaktır.
Sinirlerde zedelenme varsa bunu bulmak için bin baş röntgeni veya CT
(bilgisayarlı tomognafi) muayenesi isteyebilir.

Tedavi

Selim karakterli olduğu halde ve ağır büyümesine rağmen kafatasının
içinde hayati önemi olan birçok beyin yapısına bitişik olduğu için bu
tümör tehlikeli olabilir. Büyüdükçe bu yapılana basınç yapıp zarar
verebilir. Tek tedavi ameliyatla alınmasıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:12 pm

AKUSTIK TRAVMA

Akustik travma işitme kaybının sık görülen bir türüdür. Ekseriyetle
kulağa gelen bir darbe veya patlama sonunda hava basıncı çok fazla
aniden değişir. Bu da kulağın hassas kemikleri-ne ve mekanizmasına
zarar verir. Ayrıca yüksek makine sesini ve aşırı yüksek müzik sesini
uzun zaman dinlemek durumunda kalanlarda da görülür.

Belirtiler

- işitme kaybı

- Kulak çınlaması.

Teşhis

Yakındaki bir patlamadan ya da kulağa gelen bir darbeden sonra meydana
gelen işitme kaybı sık görülen bir durumdur. Kısmi sağırlığa, yüksek
perdeli bir kulak çınlaması da eşlik edebilir.

Doktorunuz bir dizi test yaparak, hangi tipte bir işitme kaybı olduğunu belirleyecektir.

Tedavi

Travmanın neden olduğu ağır işitme kaybının etkili tek tedavisi işitme
aletleridir.Bazı yöntemler de kısmi sağırlığa uyum sağlamayı
kolaylaştırabilir; bunlar arasında yüz ifadesine dikkat etmek ve dudak
okumak bulunmaktadır.

Önlem

Eğer yüksek sesle işyerinde çalışacağınızı biliyorsanız, özel olarak
yapılmış kulaklık kullanın. Bunlar aşağı yukarı tüm gürültüyü keser ve
takan kimse diğer kimselerle iletişim kurabilsin diye bunlara mikrofon
ve alıcı yerleştirilebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
ibo&sibel
Erişilmez Üye
Erişilmez Üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 858
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 25
Nerden Nerden : mersin
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 4
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   Çarş. Ara. 23, 2009 3:12 pm

Devamı Gelecektir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
A'dan Z'ye Tüm Hastalıklar !
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Hastalık ve Zararları..
» Hastalık Kavramı Hakkında
» twilight hastalığının belirtileri XD süper ya...
» DUYU ORGANLARI
» ASTROLOJİ VE SAĞLIK

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Arka Sıradakiler Fan,Arka Sıradakiler Forum,Arka Sıradakiler  :: .:: Kültür-Sanat-Magazin ::. :: Sağlık Bölümü-
Buraya geçin: